Akustik düzeneme ve akçaağaç raf sistemi projemiz « Tayf Elektronik

         Akustik yeterliliğin çok önemli olduğunun farkında olan bir müşterimizin salonuna, hem estetik hemde müzikal anlamda değer katacak bir tasarımı, yine kendisinin istekleri ve ihtiyaçları doğrultusunda gerçekleştirdik. 

Odanın İk hali…

         İşe önce ortamın akustik ölçümünü yaparak başladık. Daha önceden, çınlamalar ve bass seslerin uğuldamasını engellemek için kullanılan akustik sünger paneller ve basstrap ler yerleştirilmişti. Bunların faydalı olduğu aşikardır ancak bazı frekansları da yutmaktadır. Odanın, tınısını kaybetmemesi için tüm akustik elemanların yeterli ve dengeli kullanılması gerekir. Bu da ancak ölçümleme ile belirlenip kararında uygulanmalıdır.

İşte odanın frekanslara göre cevabı.

                Yapılacak işlem odanın bass seslerdeki rezonansını indirip yutulan frekansları açığa çıkarmak. Tüm yansımaları ve rezonansları absorbe etmek istemeyiz. Çünkü müziğin tınısı odada dolaşırken kulaklarımıza lezzetini bırakmalıdır. Bunun yerine diffusorlar ile düzenli yansımaların önüne geçeriz. Grafiklerdeki çukurluklar müziğimizi lezzetsizleştiren bölgeler, tepeler ise rahatsız eden bölümler denebilir…

                İlk grafikte 70 hz den sonra azalan bir bass performansı görülüyor. İkinci grafikte ise tüm frekans bandında oldukça fazla olan çukurları aza indirmek. Bu grafk dinleme noktasına göre değişmekte ve en çok dinleme yapılacak yer için alınmaktadır. Bu eğriler hiç bir zaman düz bir hal almaz fakat çukurluklar tepeler yuvarlanabilir ve bu da çok etki yaratır. Örneğin 4-5 dB bir değişimin kulakta algılanması hatırı sayılır büyüklüktedir.

               Bu odada diffusor kullanılmasına ağırlık verdik. Mevcut basstrapler in yerlerini manual olarak SPL metre ile kontrol edildiğinde gereksiz görünüyordu ve odanın grafiğinde çok düşüş vardı. Tavanın büyük bölümü Auralex in diffusorları ile kaplandı. 

                    Tv nin bulunduğu duvar ise bizim tasarım ve üretimimiz olan akçaağaçtan yapılan Diffusor özellikli lambrileri ile kaplanarak tüm yaşam alanı aksesuarları bu lambriler üzerine uygulandı. Sesin arakada kalan kısmının emilmesi için duvar ile lambriler arasına dansitesi yüksek taş yünü döşendi.

Aynı zamanda arkadaki pencere de gerektiğinde açılması için mekanik bir sistem kurudu.

CD rafı arkasındaki pencerenin açılması:

                      Pikap platformu duvara gömülerek sabitlendi ve bu şekilde yatay titreşimlerin absorbe edilmesi sağlandı.

 

                   Plak rafı plakların derinliğinin fazla olması nedeniyle diğer rafın yüzeyine uyum göstermesi için duvara sabitlenip lambrilerin yüzeyinden derine konumlandırıldı.

 

                       Tüm sistemi besleyen elektrik sistemi apartmanın ana sigorta panelinden getirilerek audiophile sigorta ile daire içerisindeki panoya, ordanda sistemin bulunduğu duvara çekildi. Ayrıca yine bahçede toprağa gömülen bakır levha karbon tozu ve kaya tuzu ile gerçek topraklama yapılarak sistemin bulunduğu duvara çekildi.

TV lambrilerin altında hazırlanan karkaslara monte edilen aparat ile yerleştirildi.

Yapılan akçaağaç rack leri ve power ampli platformları yerlerine konuldu.

Tüm bu işlemlerden sonra işte sonuç.

Tüm iş bittikten sonra, müşterimizin yapılan bu işten çok memnun olduğunu düşünmek bizim için motive edici ve her şeyden önemli.

Kendisine bize güvendiği için teşekkür ederiz….

 

 


Projenin akustik değerlendirmeleri ise şöyle:


1. resim

Yukarıdaki grafikte odanın önceki halinin 16-250Hz arası cevabı görünüyor.

                 50 de ve 125 Hz de birer tepe görünüyor. Bu tepelerden sadece 50Hz için  -7 dB bir düzeltme önermiş program. Tepe değerler odadaki Boomy etkisini yaratıyor. Dipler ise sesin yutulduğu bölümler. Bunlar da müziği tatsızlaştıran bölümlerdir. Her ikisi de müzik dinlemede aşılması gereken engeller olarak karşımıza çıkıyor. Sadece birine yoğunlaşmak tam verim almayı kısıtlar. Düzenlemeyi yaparken ses emici panellerden çok Diffusor kullamamızın nedeni bu dipleri yukarı çekmekti. Düzgün olan bir satıhtan yansıyan ses dalgaları rezonansa gelerek çınlamalar yaratır. Sesin emilmeden odada dolaşıp kulaklarımıza lezzetini bırakması gerekir. 

                Basstrap lerin önceki konumlarını tek tek ayrı frekansları sistemden dinleyerek oda cevabını el ile test etmiştik. Bu da bize sadece ön soldaki sonradan iptal ettiğimiz basstrap lerin yerinin doğru, diğerlerinin çok faydalı olmadığını göstermişti. Bunu koymadık ama zaten yeni sistemde orda test ettiğimiz frekans (50Hz) değil 24Hz de bir tepeye -4 dB müdahale önermiş program. O frekans stüdyo standardı için önemli olabilir ama bizim dinleme odamız için önemli bölgede değil. 
                Grafikte dinamik aralık olarak en yüksek 70dB ile en zayıf 46db yani 24dB görülüyor. Amaç bu aralığı en aza indirmek ancak bu alt frekanslar minör elemanlarla pek çözülemiyor genelde. Büyük basstrapler veya kanatlar yada duvarların şekli ile değişebilir. 

2. resim

Aşağıdaki resimde Yapılan düzenlemelerden sonraki 16-250 Hz arası son şeklinin cevabı görülüyor.

                  Yapılan düzenlemelerden sonra burada 50Hz de bir tepe görünmüyor sadece 24Hz de  -4dBbir düzeltme vermiş program. Dinamik aralık ise 20dB gibi görünüyor. Daha önemlisi 40Hz ile 100Hz arası gibi müzikte daha çok duyduğumuz frekanslar daha doğru bir grafikte seyrediyor. Ayrıca 55 dB in altında bile çok az bir bölüm var. Bu da genel olarak canlı bir oda olduğunu kanıtlıyor. Daha önce 70dB lere çıkan bir müziği dinlerken 50dB de altına inen frekanslar var iken daha sonra bu frekanslarda oda 55db in altına pek inmiyor.

Pratik olarak sokaktaki yoğun trafik gürültüsü 70dB dersek, 50dB de sessiz bir ofis ortamıdır. Aradaki fark kadar dinlediğimiz müziğin ayrıntıları yok oluyor demektir.

              40-Hz ile 100Hz olan en çok duyduğumuz bass selerin arasındaki dinamik aralık 10dB kadar a inmiş görüüyor. Halbuki bu aralık önceden 18dB kadarmış. Yani 8dB kadar detaylarda iyileşme vardır.  

Aşağıdaki resimde odanın ilk halinin tüm duyma frekansı aralığındaki cevabı görülüyor…

                  Kırmızı barlar frekanslar göre sönümlenme değerleridir. RT60 yani ses kaynağının sustuğu andan itibaren yankısının -60dB e değere ne kadar zamanda indiği dir. -60 dB istenmeyen echo sınırıdır. Eğer 0.5 ms den daha uzun bir sürede bu değere ulaşıyorsa bu beyin de rahatsızlık olarak algılanıyor.

                  İlk halinde RT60 da çok sorun görünmemekle beraber sadece 8 kHz de anormal bir çınlama görülüyor. Sesin sönümlenmesi 2.27 sn i bulmuş. Bu müzik dinlerken oldukça rahatsız edici olabilir. Oda cevabı ise oldukça inişli çıkışlı çukurlar tepeler.

Aşağıdaki resimde ise düzenlemelerden sonra oda cevabında belirgin ölçüde yumuşama var. 

                  Tepe ve çukurlar daha az ve keskin değil. 40 Hz ile 1kHz arasında önceden 3 çukur görünürken çukur saysı 1 e inmiş ve bu da 50Hz nin az altında. Aynı aralıkta çukur sayısı da fazla çukurların derinliği de 10dB daha derin. 

                  2. resimde ayrıca sağ üstteki renkli spektogramda dikey ince sarı çizgi 0.5ms sönümlenme eşiğini gösteriyor. Bunun altında kalan alanda kırmızı yani 60dB üzerinde ses kulağı rahatsız etmez. Bunun üzerindeki alanda sadece 24Hz de bir tepe görünüyor bu da duyma sınırında bir yerde ve akustik müziklerde zaten böyle bir enstrüman sesi yok. Geneli de mavi ve yeşil renklendirilmiş. Demek ki ölen erken sönümlenen bir frekans yok ve çok geniş bir alan yeşil yani canlı…